Ben başarıyı tek bir puana indirgemiyorum. Ortaokul ve lise düzeyinde öğrencinin güçlü yönlerini görünür kılan Yetenek Haritası yaklaşımıyla; öğrencinin nasıl düşündüğünü, öğrendiğini nerede ve nasıl kullandığını ve hangi koşullarda parladığını birlikte izliyorum.
Benim için başarı; doğru şıkkı bulmaktan önce problem çözme biçimi, üretim kapasitesi, iletişim ve işbirliği, öz-düzenleme ve odak gibi yetkinliklerin zaman içinde güçlenmesidir.
Sınavı tamamen reddetmiyorum; ancak tek referans olmasına karşıyım. Çünkü sınav, ölçmesi kolay olanı yakalar; ama öğrencinin düşünme sürecini, üretim becerisini ve gelişim hızını tek başına yeterince göstermez. Bu nedenle ölçümde rubrikli performans görevleri, portföy ve proje çıktıları ve 360° gözlem (öğretmen gözlemi, öz değerlendirme, akran geri bildirimi) gibi yöntemleri birlikte kullanıyorum. Amaç “etiketlemek” değil; öğrencinin güçlü yanlarını netleştirip gelişime açık taraflarını da gerçekçi bir planla desteklemek.
Rehberlik sürecini bu profile göre kişiselleştiriyorum: öğrenciye hedef–alışkanlık–proje üçlüsüyle ilerleyen bir yol haritası kuruyor, gelişimi dönem içinde görünür kilometre taşlarıyla takip ediyorum. Veri ve teknoloji kullanımında çizgim net: öğrenci verisi paylaşılmaz, amaç dışı kullanılmaz; yapay zekâ karar verici değildir. Nihai karar her zaman insandadır ve değerlendirme gerekçesi şeffaftır.